
KTÖS Çavuşoğlu’nu eleştirdi…
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun yarıyıl tatili mesajıyla ilgili eleştirilerde bulunarak, eğitimin “dilek ve temennilerle değil; plan, program, bütçe, denetim, liyakat ve hukukla” yönetildiğini belirtti.
KTÖS Eğitim Sekreteri Süleyman Gelener, yazılı açıklamasında, Eğitim Bakanlığının “sorun çözen bir idareden çok kriz üreten, dayatan ve yargı önünde kaybeden bir tablo” ortaya koyduğunu savundu.
Gelener, “sahte diploma meselesi”ne değinerek, bunun kurumsal denetim kapasitesi ve kamu yönetimi sorunu olduğunu, yükseköğrenimde “güven erozyonu” yaşandığını ileri sürdü.
Konteyner sınıfların kısa süreli tedbir olmasına rağmen öğrencilerin yıllardır konteynerlerde eğitim gördüğünü öne süren Gelener, konteyner sınıf sayısının 250’nin üzerinde olduğunu kaydetti.
Eğitimde alınan kritik idari kararların istişare-usul-yetki zemini yerine “son dakika dayatma” ile yürütüldüğünü ve sonucunda çok sayıda konunun yargıya taşındığını savunan Gelener, Disiplin Tüzüğü değişikliğinin ve Öğretmenler (Değişiklik) Yasası kapsamındaki düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini hatırlattı.
– Hazırlık ödeneği ve sendikal grev hakkı…
“Öğretmenlerin hazırlık ödeneği gaspı ve sendikal grev hakkı kullanı hususunda ölçüsüz/haksız kesinti uygulandığının mahkemeler önünde kanıtlandığını” söyleyen Gelener, öğretmenin yasal alacağı ve sendikal hakların kullanımı idarenin takdirine göre değil, hukuka göre değerlendirildiğini vurguladı. Gelener bakanlığın öğretmeni ve sendikaları “dava açmaya zorlayan” bir anlayışa saplandığını savundu.
Gelener, 24 Kasım 2023’te 22 öğretmen hakkında dava açıldığı, sürecin 14 duruşma sürdüğü ve dosyanın savcılık tarafından geri çekilerek kapandığını hatırlatarak, “baskı siyaseti” sürdürüldüğünü savundu.
Bunun yanında, ilkokul Türkçe ve Hayat Bilgisi kitaplarının “gizli biçimde güncellendiğinin” kamuoyuna yansıdığını, KTÖS’ün “kültürel müdahale” olarak değerlendirdiği bu düzenlemeye ilişkin hukuki süreç başlatıldığını belirten Gelener; değişikliklerin yazarların bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiğini de belirtti.
– “Yanlış tüzük düzenlemeleri ve uygulamalar nedeniyle rehber öğretmen adayları mağdur”
Rehber öğretmen adaylarının tüzük düzenlemeleri ve uygulamalar nedeniyle mağdur olduğunu savunan Gelener, ilkokullarda rehberliğin zorunlu kamusal hizmet olduğunu söyledi. Gelener, “Atama süreçlerini tüzük hataları ve idari sürüncemelerle kilitlemek, bedeli çocukların omzuna yüklenen bir yönetim zaafı değil midir?” diye sordu.
Gelener, son olarak, 2024-2025 eğitim-öğretim yılının başlamasına bir gün kala bir hafta ertelendiğini anımsatarak, bunun “idari kapasite ve planlama zaafı” olarak değerlendirdi. “Sorunun okullarda değil yönetimde” olduğu görüşünü dile getiren Gelener, “Eğitim, siyasi şov alanı değildir. Çocukların hakkı, öğretmenin emeği ve kamusal eğitimin geleceği için dayatmalara da denetimsizliğe de hukuksuzluğa da geçit vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.









